Yedi Ödül / Kategoriler

1- ARAŞTIRMA / İNCELEME / KİTAP    

Anadolu coğrafyasının üzerinde yaşattığı tüm değerleri kapsayan bir yaklaşım ile Anadolu'da farklı bölgelerde bulunan mutfakları ve kültürlerini araştırma ve  inceleme çalışmalarını yazılı hâle getirerek topluma kazandıran akademisyenler ve yazarlar arasından  üç aday büyük jüriye sunulur.

 

Gurme Kent Gaziantep Mutfağı   / Tahir Tekin ÖZTAN

Ülkemizde gastronominin başkenti olarak gösterilen gurme kent Gaziantep'in mutfağı hakkında, bu kitaba kadar böyle kapsamlı yazılı bir kaynak yoktu. Türk mutfağını özellikle de Gaziantep yemeklerini tüm dünyaya tanıtmayı amaç edinen Tahir Tekin Öztan ve ekibi, bir kısmı kaybolmaya yüz tutmuş yüzlerce tarifin asıllarını kentin yaşayan tarihlerinden öğrendi. Bu çalışma için beş bin kilometre gezildi ve beş bin yemek fotoğrafı çekildi. Çoğu yaşlı Gaziantepli kadınlardan alınan tariflerle yıllar öncesine ulaşılabildi. Bu nedenle bu kitap, aslında 150 sene önce yazılmış bir çalışma olarak nitelendirilebilir! Tümü, evlerde yapıldığı için, her zaman uygulanabilir nitelikte olan bu tarifler toplanmasaydı, bugün unutulup gideceklerdi...

Dünya mutfaklarıyla yarışabilecek nitelikte bir hazineye sahip olan Gaziantep'in binlerce yıllık yemek kültürü birikiminden gelen lezzetleri, ancak pişirildikçe kalıcı olacaktır. Bu kitap, kaybolma riski altındaki Gaziantep yerel tatlarını dünya mutfak kültürü envanterine dahil eden, asıllarını koruyan çok önemli bir belge niteliğindedir.

 

Yemek Kitabı   / M. Sabri KOZ

İnsan-yemek ilişkisi, çok yönlü ilişkiler ağının egemen olduğu bir kültür birikiminin oluşmasına sebep olmuştur. Diğer milletlerde olduğu gibi Türk kültürünün tarihsel kaynakları üzerinde durulduğunda "yemek" ve onun ayrılmaz parçası olan "yemek kültürü" de kendini belli eder. On birinci yüzyıldan kalma DîvânüLugâti't-Türk ve Kutadgu Bilig gibi dil anıtları, bize yeme içme kültürünün somut örneklerini sunarlar. Köktürk yazıtları ve diğer arkeolojik bulgular Türk yemek kültürünün daha eskilere uzanan ipuçlarını da bize ulaştırıyor. Yemek Kitabı ise Türk yemek kültürünü, "tarih", "halkbilimi" ve "edebiyat" ilişkisi ve bakış açısıyla ele alıyor. Birbirinden bağımsız yazıları, bir mantık silsilesi ile içten içe bir araya getiren bağlar, her türlü dış etki ve değişme sebebine karşın yara alsa bile ayakta kalmayı başaran Türk yemek kültüründen söz edilebilmesinin de kanıtları sayılmalıdır. Çalışma, yalnızca yemek tarifleri üzerinde yoğunlaşmıyor, mutfak kültürüyle etnografik tespitler, inanç, gelenek ve sözlü kültür değerlerinin derlenmesi bakımından da  önem taşıyor.

 

Bağ Evinin Asırlık Sırları   / Saime YARDIMCI

Saime Yardımcı'nın İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan Konya Mutfağından Bağ Evinin Asırlık Sırları kitabının her sayfası göz kamaştırıyor. Çorbaların, etlerin, sebzelerin, pilavların, böreklerin, hoşaf ve şurupların, şerbetlerin, reçellerin fotoğrafları  çok etkileyici. Konya için Anadolu mutfağının merkezlerinden birisi denebilir. Türk mutfa-ğında özel bir yeri olan gerdan etli “Terhun Çorbası” yanında kuşbaşı koyun etiyle “Domalan”, “Ekşili Kabak”, “Ayva Dolması” ile “Kayısı Yahnisi” tarifleri var. Saime Hanım  Konya mutfağı sevgisini hepimizle paylaşmaya karar vermiş. Ama unutmamak lâzım ki bu kitaptaki her biri altın değerindeki tarifler aynı zamanda derin bir geçmişi olan Konya mutfağına dair ipuçları ile dolu...

Saime Yardımcı bu kitabıyla tarih bilincine sahip bir araştırmacı olarak Konya'nın zengin yemek kültürünü yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor…


 

2- MUTFAK ENDÜSTRİSİ FİRMA   

Mutfak endüstrisinde uluslar arası marka olma başarısı gösterenler, mutfak eksenli başarılı sosyal sorumluluk projeleri yürütenler, Türk kültürüne göndermede bulunan eserlerin mutfak objeleri aracılığı ile  bilinirliğine katkı sağlayanlar ile Türk Mutfak Endüstrisinin her anlamda güçlenerek profesyonel mutfak ekipmanları ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarıyla uluslararası sürdürülebilir rekabet gücüne erişen endüstri kuruluşları arasından  üç aday büyük jüriye sunulur.

 

Güral Porselen 

1989 yılında kurulan ve 75.000 m2'si kapalı olmak üzere, 275.000 m2 alan üzerinde üretim yapan ve 52 ayrı ülkeye ihraç edilen Güral Porselen; Kütahya'nın asırlara dayanan deneyimini, nesiller boyu yaşatılan ustalığını 2000'li yılların teknolojisiyle birleştirmiş ve kusursuz porseleni yaratmayı başarmıştır.

Üretim kapasitesi, üstün teknolojisi ve ürün çeşitliliği ile sektörün öncü firmalarından biri olarak konumlanan Güral Porselen'in kalitesi, TSE ve ISO 9001 Kalite Güvence Standardı ile tescillenmiştir. Her geçen gün değişen ve gelişen trendleri yakından takip ederek geliştirilen yaratıcı tasarımları, doğru pazarlama stratejileri, başarılı AR-GE çalışmaları ve müşteri memnuniyetini garantileyen istikrarlı satış ve satış sonrası hizmetleri ile, Güral Porselen sadece Türkiye'nin değil, Dünya'nın da lider porselen markaları arasında özel bir yer edinmiştir.

Güral Porselen, "insan ve sistem" arasında kurulan ideal dengenin, başarıyı garanti-leyen stratejik bir sentez olduğu anlayışıyla hareket etmektedir.

 

Hisar

Hisar 25.000 m²'lik kapalı alanda üretim yapmaktadır. Çatal, kaşık, bıçak ve çelik tencere imalatında kaliteli üretimi ilke edinmiş olan Hisar'ın ürünleri 18/10 krom-nikel alaşımlı 304 paslanmaz çelikten üretilir. Paslanmaya karşı fabrika garantili olan ürünlerimiz, titiz bir kalite kontrolünden sonra kullanıma sunulur. Bilgisayar kontrollü, modern makine ve teçhizatla üretim hatlarını en yeni teknoloji ile donatan Hisar, sektöründe ilki gerçekleştirmiştir. Şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da en iyi ve en güzeli üreterek halkımıza sunmayı temel prensip olarak gören Hisar “Sofra Sanatı” mottosu ile kitlelerin karşısına çıkmaktadır. Mutfaktan sofraya kadar geçen sürecin tümü kültür göstergesi ve sanatsal bir etkinlik şeklinde algılanıp, tasarım ve üretim bu doğrultuda hayata geçirilmektedir. Misyonumuz “İyi Tasarım ve Kaliteli Ürün Herkesin Hakkıdır” inancımızla, insanların yaşam tarzlarına uygun keyifli ve şık sofralar kurmasını sağlamak.

 

Konya Isı (Kon-inox)

1982 yılından bugüne kadar Konya'da bulunan fabrikasında, müşterilerine endüstriyel mutfak ekipmanları üreten Konya Isı, 2004 yılında başlattığı seri üretim ve gelişim atağını Kon-inox markası ile devam ettiriyor. Kon-inox; profesyonel yapısı, uzman teknik kadrosu, kendini her zaman bir çözüm ortağı olarak gören ticarî felsefesi ile yeni yatırımlar gerçekleştirmiş olup, hedef müşterilerinin beklentilerinin ötesinde hizmet vermeye devam edecektir.


 

3- RESMİ YA DA ÖZEL KURUMLAR, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI  

Ulusal ve uluslararası yarışma, panel, workshop vb. organizasyonlar yapan, yaptıkları araştırma ve incelemeleri kayıt altına alarak arşiv çalışması ve yayın hâline getirerek bilgilenmeyi artıran kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleri arasından üç aday büyük jüriye sunulur.

 

Chaine Des Rotisseurs   / Ankara

Gastronomi tutkunları Chaine Des Rotisseurs'nin Ankara Kiva'da gerçekleştirdiği “Kültür Doğu'dan Yükselir”  adlı yemekte, Göbekli tepe temasıyla Anadolu'nun bilinen on dört bin yıllık yolculuğunu  katılımcılara hatırlattığı yemek  yazılı ve görsel medyada geniş yankı uyandırdı. Uluslararası bir üne sahip mutfak özelinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu Chaine Des Rotisseurs faaliyet gösterdiği ülkenin değerlerine  duyduğu ilgi ve saygı ile örnek bir çalışma sergiledi. Yemeğe, çok sayıda lezzet tutkunu katıldı. Yemekte Göbeklitepe ve çevresinden seçilen lezzetler yer aldı. Menüde Karacadağ buğdayı eşliğinde sunulan sirmog ile lezzetlendirilmiş yaban ördeği, kuzu söğüşü ve yöresel otlarla hazırlanan yemekler yer aldı. Sadece Dicle Nehri'nde yetişen bir balık türü olan ve yeni keşfedilen Salmo Tigridis, menüdeki en dikkat çeken yemek oldu.

 

Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği

Kahvenin bu topraklara ulaştığı on altıncı yüzyılın ortalarından itibaren bu sıcak içecek ile Türkler arasında tutkulu bir ilişki oluştuğunu söylemek gerekir. Her ne kadar ülkemizde bu bitkiyi yetiştirmek mümkün gözükmese de geliştirmiş olduğumuz, kavurmadan başlayan ve fincanda sona eren yöntem geçmişte de, gelecekte de "Türk kahvesi" olarak bilinecektir. Ülkemizde kahve bir içecek olmanın çok ötesinde nesilden nesile aktarılan ritüelleri, gelenek ve sosyal yönleri ile “Türk olmanın” bir parçasıdır. İnsan İstanbul'un neresinde bulunursa bulun-sun, etrafına hiç bakmadan sadece bağırması yeterlidir “kahve!” üç dakika sonra önünüzde bir kahve tütmeye başlar. Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği bu kültür hazinemizin korunması ve gelecek nesillere "Türk olmanın" bir sosyal gereği olarak aktarılması için kurulmuştur.

 

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu

Gıda sektöründe faaliyet gösteren 25 ayrı üye derneğin ve bu derneklere üye 1000'in üzerinde gıda işletmesiyle; Türk Gıda Sektörü'nün en büyük sivil toplum örgütü olan “Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu” 1999 yılında Gıda Platformu olarak kurulmuştur. 2003 yılında 10 dernek bir araya gelerek, TGDF'nin temellerini attılar. TGDF vatandaşa kaliteli, lezzetli, ekonomik ve sürdürülebilir gıda ürünleri sunmasında öncü çalışmalar yapmakta, aynı zamanda ülke ekono-misine de büyük katkılar sağlamaktadırlar. Son 10 yılda Türkiye dünyanın 17. büyük ekonomisi olurken, dünyanın 15. büyük gıda ve içecek ihracatçısı konumuna yükseltilmesinde üyelerinin inancı ve becerisi var. Sloganları “Hem biz kazandık, hem Türkiye kazandı”. TGDF 5996 Sayılı Gıda Yasası'nın Bakanlık tarafından Gıda Güvenliği'ne yönelik hazırlanan 105 adet Yönetmeliğin hayata geçirilmesi konusunda da her safhada etkin oldu. Mevzuat çalışmalarına verdikleri katkılar ile aynı zamanda sektörün dünya ile rekabet edebilmesi yolunda da anahtar rol oynadı.


 

4- YAZILI VE GÖRSEL MEDYA  

Toplumun  Türk Mutfağına yönelik ilgi ve bilgisini geliştiren, ayrıca genel mutfak görgüsünü artıran programlar ve yayınlar yapan yazılı ve görsel medya gurupları arasından  üç aday büyük jüriye sunulur.

 

Food And Travel

Türkiye ve dünyanın çeşitli yörelerine ait gezi, seyahat ve restoran önerileri ve gurme yemek tarifleri. Dünya mutfağının en önemli aşçılarından pişirme ipuçları yer alan dergi. Anadolu'nun en özel yerlerini ve lezzetlerini  okuyucularına  en doğru şekli ile ve yüksek standartlarda  baskı - görüntü kalitesi ile sunuyor. Foodand Travel  uluslararası seyahat dergisi  olma farkını Türkiye'de okuyucu kitlesine hissettiriyor.

 

Hürriyet Gazetesi Seyahat Eki

Hürriyet'in Seyahat eki 26 Haziran 2003 tarihinde yayın hayatına başlamış. 1 Mart 2004 tarihine kadar Perşembe günleri yayımlanan Seyahat eki, bu tarihten itibaren Pazartesi günleri okuyucuya sunulmakta. Yerel yemeklerden çocuklarla seyahat etmeye, turizm sektöründeki gelişmelerden bütçeye göre tatile ve seyahat kültürü konusuna kadar geniş yelpazede okurlarına rehberlik eden Seyahat eki, her sayısında yurt içi ya da yurt dışından belli bir destinasyonu kapağına taşımaktadır. Hürriyet Seyahat'in her sayısı 307 bin okur tarafından takip edilmektedir.

 

Türkmax Gurme 

Turkmax Gurme, Türkiye'nin en iyi şeflerini, yerel ve dünya mutfağının birbirinden ilginç lezzetlerini izleyicilerle buluşturuyor. Ülkemiz, midesine düşkün lezzet avcıları için sonsuz bir kaynak. Sadece yemekle yetinmeyip, işin mutfak sırlarını öğrenmeye heveslenenler içinse keşfedilmeyi bekleyen nice sır dolu lezzet, bu lezzetleri oluşturan şefler ve ürün sağlayıcılar var.  Türkmax Gurme izleyicileri  yaratıcı şefler, şık restoranlar ve leziz yemeklerle dolu heyecanlı bir yolculuğa çıkıyor. Turkmax Gurme içinde çok sayıda yemek programı var...


 

5- GIDA ÜRETİMİ ve DAĞITIMI FİRMA    

Türkiye coğrafyasında geleneksel olarak var olan ürün ya da o ürünlerden oluşturulan, toplum sağlığını tehdit etmeyen yiyecek ya da içecek üretimi yapan veya bu ürünleri tüketiciye ulaştıran şirket ya da işletmelerden üç aday büyük jüriye sunulur.

 

Metro Gross Market

Türkiye'de 25 yıldır Finike portakalının kokusuna, Taşköprü sarım-sağının tadına, Bakkal Ahmet Amca'nın selâmına, esnafın bereketine, üreticinin gücüne, Türk şeflerinin başarısına, Türk mutfağının lezzet-lerine güvendik! Bu sloganla hizmet veren Metro Toptancı Market olarak, ilk mağazasını 1990 yılında açtı. Türkiye'ye yatırım yapan ilk yabancı perakendeci olma unvanını taşıyan firma 25 yıldır aralıksız hizmet veriyor. Bugün Metro Türkiye 18 ilde, 31 satış noktası, 5.000 çalışanı ve 3.000 tedarikçisi ile birlikte 1 milyondan fazla profesyonele hizmet sunuyor. Başarılarının anahtarını “yerellik” kavramına verdikleri değer olarak gören Metro yüzde 97 oranında Türkiye'de üretilen ürünleri satıyor. Mağazalarının bulunduğu illerde ürünlerimizi büyük oranda bölgenin yerel üreticilerden alıyoruz.

 

Torku

Anadolu'nun verimli topraklarını işleyen, doğal üretim yapan 900 bin çiftçi  katılımı ile kendi ürettiğini kendi fabrikalarında işleyerek ve kendi markaları ile tüketiciye ulaştıran bir  marka. Sloganları “Üreticimizin emeğini tarladan sofranıza getiriyoruz.” Kuruluş, tohumunu, gübresini ve yemini kendi üretiyor ve aracı olmadan  tüketicilere ulaştırıyor. Kuruluş Konya Ovası'na 12 milyon ağaç dikmiş durumda. Ürettiklerini geniş bir ürün yelpazesi bulunan Konya Şeker güvencesiyle tüketiciye sunan Torku markası, adını Türkçenin bilinen en eski sözlüğü DîvânüLügati't-Türk'ten almış. Kelime anlamı “ipeksi, ipek gibi sağlam”.

Konya Şeker'in kontrolünde olan bu ürünlerin, hiçbir katkı maddesi ve koruyucu kullanılmadan çok hızlı bir biçimde dondurularak tarladaki tazeliğini koruması sağlanıyor. Arkasında 900 bin çiftçi ortağıyla Konya Şeker'in bulunduğu “Torku güvenilir gıda zinciri”, iki temel üzerinde yükseliyor; eğitimli, sertifikalı çiftçilerden oluşan hammadde tedarik modeli ve yüksek teknolojinin kullanıldığı, en üst düzeyde hijyenin sağlandığı akıllı üretim tesisi. Zincirin en sağlam halkası “lisanslı, sertifikalı çiftçiler” Konya Şeker, “Torku Çiftçi Eğitim Merkezi” adı verilen bir eğitim merkezi kurdu ve bölgede çiğ süt sağlama potansiyeli olan tüm çiftçileri bu merkezde eğitime alıyor.

 

Dimes

Kurucusu Mustafa Vasfi Diren, ekonomik gelişmenin, tarıma ve tarıma dayalı sanayiye bağlı olduğuna dair inanç ile Türkiye'de var olan tarımsal kaynaklardan katma değer yaratarak, bu değeri Türk ekono-misine kazandırmak amacıyla Dimes'i kurmuş. Gıda sektöründe bir yeniliğe imza atan Dimes, “Türkiye'nin ilk meyve suyu üreticisi”. Dimes,1995 yılında Orta Karadeniz Bölgesi'nde kaybolmaya yüz tutmuş süt hayvancılığının yeniden kalkındırılması ve köyden kente göçün önlenmesi amacıyla süt işleme ve dolum tesislerini yatırım programına almış. Türk markası olarak ihracatta 53 ülkeye ulaşan ilk meyve suyu markası. Brand Finance &Brand Assist'in Capital Dergisi Mayıs ayı sayısında yayımlanan araştırmasında Dimes markası, alkolsüz içecekler kategorisinde Türkiye'nin en değerli markası olmuştur. Anadolu 500 araştırmasında “Anadolu'nun Kârını En Çok Artıran Şirketi” ödülünün sahibi olmuştur. Türkiye'nin 500 sanayi devi arasında 270. sıraya yükselmiş, ihracat yapılan ülke sayısını 93'e çıkarmıştır.


 

6- MUTFAK HİZMET SEKTÖRÜ  

Faaliyet gösterdikleri alanlarda Mutfak sektöründe hizmet sağlayarak yiyecek ve içecek kültürlerinin gelişmesine  katkı veren kurum, kuruluş ve  şirketlerden üç tanesi büyük jüriye sunulur.

 

Türk Hava Yolları

“We'r FromTurkey” Anadolu kültür ve gelenek mirasını dünyaya tanıtmak amacıyla yapılan girişim. Ülkemizin geleneksel ürünlerinin bilinirliğini artırmada şüphesiz ki çok etkili olacak. THY Dört mevsimin bir arada yaşanabildiği, dünyanın en verimli topraklarına sahip ülkemizin zeytinyağından baharata, lokumundan reçellerine, çeşitli soslardan şekerlemelere, kuru yemişlerden kuru meyvelere kadar yüzlerce gıda ürününü WE'R markası altında bir araya getirdi. Türk Hava Yolları markası ile özdeşleşen farklılık olgusuna hiç şüphesiz yeni bir katma değer sağlayacak.

 

BTA Denizyolları Yiyecek ve İçecek İşletmeciliği

BTA Havalimanlarında başarı ile yürüttüğü yiyecek ve içecek hizmet-lerini deniz ulaşımına da taşıdı. Yılda 50 milyondan fazla yolcu İDO ile seyahat ediyor. Çok daha hijyenik, sağlıklı ve lezzetli konseptler ile  deniz yolcuğunu seçenlere hizmet veren BTA içinde bulundurduğu “Tadında Anadolu” konseptini de  diğer lezzet konsepti  seçenekleri ile yine İDO bekleme salonlarında geniş halk kitleleri ile buluşturuyor. İskele, araba vapuru ve feribotlardaki yiyecek-içecek alanlarını işleten BTA İlk etapta 74 noktayı misafirlerin kullanımına açmış durumda. Bunu yaparken, tüm mekânları yenileyerek, yolcuların kendini mutlu hissedeceği ortamlar hazırlandı.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesisleri

İstanbul'un eşsiz noktalarında, seyrine doyulmaz bir manzara eşliğinde hizmet veren Sosyal Tesisler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi güvencesiyle halkımıza hizmet veriyor. Haftanın her günü halkımızın ailece vakit geçirebileceği, dinlenip huzur bulacağı Sosyal Tesisler, birinci sınıf servis ve hizmet kalitesiyle Türk mutfağının en seçkin lezzetlerini bütçeye uygun fiyatlarla sunuyor. Kâr amacı gütmeden lezzet, hijyen ve kaliteden ödün vermeden çalışan Sosyal Tesisler, İstanbul'un 15 noktasında aynı kalite ve güvenle konuklarını ağırlama iddiası  taşıyor.

Yerel yönetim anlayışının en önemli ilkesi olan “sosyal sorumluluğa dayalı hizmet üretme” anlayışını benimseyerek, İstanbul halkının şehrin yoğunluğundan sıyrılarak, sakin, temiz ve kaliteli yerlere olan ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak hizmet veriyor. “En iyi - En kaliteli - En ekonomik” hizmet anlayışıyla kapılarını açan Sosyal Tesislerde; uzman kadro, uluslararası standartlardaki hizmet kalitesiyle çalışıyor. 


 

7- İŞLETMELER  

Ulusal ya da uluslararası marka olma başarısı gösteren ve mutfak eksenli sosyal sorumluluk projeleri yürütenler, Türk kültürüne göndermede bulunan lezzetlerin bilinirliğine katkı sağlayanlar ile Türkiye de gastronomi faaliyetlerinin her anlamda güçlenerek uluslararası sürdürülebilir rekabet gücüne erişen işletmeler arasından  üç aday büyük jüriye sunulur.

 

Restaurant 34     Grand Hyatt / İstanbul   

34 Restaurant, adı İstanbul'a dair bir şeyler çağrıştırsa da mutfağın çapı ve sundukları çok daha geniş kapsamlı. Bir restorandan ziyade bir yemek üssünü andıran 34'te, mekâna girer girmez ilk dikkat çeken şey tam ortada konuşlanan, devasa açık mutfak. Bir nevi gösteri mutfağı gibi. Şef Fabio Brambilla  için 34'ün başarılı ve yetenekli güler yüzü denilebilir. 34'ün menüsü Türk ve Akdeniz mutfağı odaklı, hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Zeytinyağlı yaprak sarma, patlıcan söğürme, acılı ezme, kısır hep bizden lezzetler. Hepsi ortaya servis ediliyor, çünkü 34'ün amaçlarından biri de 'aile stili' diye adlandırdıkları bir servis biçimini sürdürmek. Yani paylaşım ruhu had safhada. F&B Direktörü Ufuk DEMİR'in özel gayretleri ile zaman zaman Anadolu'nun farklı bölgelerinin lezzetleri işletmeye konuk oluyor. 34'ün en cazip köşelerinden biri “Charcuterie & Cheese Room”. Bu bölümde 30'u aşkın yerli ve ithal peynir çeşidi ile şarküteri ürünleri var. Konya Tulumu, İsli Çerkez peyniri, Kayseri Pastırması, Tokat Sucuğu ve diğer uluslararası çeşitler. Hepsi kendi yerinden yurdundan geliyor. “Smoke House”, 34'ün fırın ve ızgaralarının olduğu bölüm. “Patisserie”de oldukça  zengin çeşitlilikte bir tablo var. Başta geleneksel sütlü ve şerbetli Türk usûlü tatlılar sıralanıyor.

 

Alancha

İstanbul'da şef Kemal Demirasal'ın önderliğinde Anadolu ve Modern pişirme teknikleri ile hazırlanan sıra dışı bir yemek deneyimi… Alancha'da kullanılan tüm sebze ve meyveler ağırlıklı olarak Alaçatı'dan ve Ege pazarlarından anlaşmalı yerel üreticilerden tedarik edilmekte. Anadolu mutfağına has malzemeler ise sürekli araştırılmakta ve doğrudan üreticinin kendisinden temin yoluna gidilmektedir. Sezonu ve mevsimi yakından takip eden Alancha, bu çerçevede  zaman zaman menülerinde değişikliklere gitmekte... Servis edilen yemekleri anlatan en iyi kelime spontanelik. Doğal, sezonunda ve mükemmel malzemenin peşinde koşarken, tedarikçi ve üreticilerine karşı, malzeme içeriği konusunda talepkâr olmak yerine onların üretimine sadık kalmayı tercih ediyorlar. Yeni malzemeler ve teknikler bulma gayreti ile Anadolu coğrafyası temelli olan mutfaklarının geçmişini geleceğe taşıyorlar. Sadece mutfaklarını değil, aynı zamanda topraklarımızın geçmişini de anlatmaya çalışıyorlar.

 

Lokanta Maya

Mayası  iyi olursa hamurunun da iyi olacağına inanılıp 2010 yılının Mayıs ayında Lokanta Maya Karaköy'de açılmış. Lokantayı açtıkları ilk günden beri hem yemeklerde hem de serviste, sadelik ve samimiyete özen göstermişler. “Hayatımızda hissettirmeden değişen durumlar var, bu değişimi ve mevsimin getirdiklerine kulak vermeyi seviyoruz.” diyorlar. Günü yaşamayı, bulundukları topraklardaki üretimin ritmini hissetmeyi ve kendilerini yenileyebilmeyi önemli buluyorlar. Fakat onlar için esas olan; ulaştıkları iyi malzemenin hakkını vererek kullanmak; tasarladıklarını tabağa iyi yansıtabilmek ve tüm bu sürecin sonunda da gelen misafiri, bu akışa dahil edebilmek. İstanbul'da oldukları için kendilerini şanslı sayıyorlar. İnsanları, kültürel fırsatları, tarihî zenginliği, gece-gündüz yaşamı, boğazı-balık yolu, çarşıları, pazarları, sokak yaşamı, yeme-içme ritüelleriyle İstanbul'a gönülden bağlılar. Bu şehrin ruhu bize ilham veriyor, düşüncesi ile hizmet sunuyorlar...